Turkey

Haberler

Guerbet, cTACE'in immünojenik potansiyeline dair klinik araştırma için işbirliğini duyurdu

16.05.2018 11:07

Guerbet, Lipiodol® bazlı konvansiyonel transarteryel kemoembolizasyonun (cTACE) hepatosellüler kanser (HCC) hastalarında immüniteyi tetikleyici etkilerinin değerlendirilmesine yönelik klinik bir çalışma başlatmak üzere, Lozan Üniversite hastanesi (CHUV) ve Lozan Deneysel Tedaviler Merkezi (CET) ile yapmış olduğu işbirliğini duyurdu

 

  • HCC dünya genelinde kanserle ilişkili ölümlerin başlıca ikinci nedenidir
  • cTACE’nin immünojenik potansiyelinin değerlendirilmesi

 

Villepinte (Fransa), 13 Nisan 2018 (8:00 am CEST) - Tıbbi görüntülemeye yönelik kontrast maddeleri ve solüsyonları ile global bir uzman olan Guerbet (FR0000032526 GBT), Lipiodol® bazlı konvansiyonel transarteryel kemoembolizasyonun (cTACE) hepatosellüler kanser (HCC) hastalarında immüniteyi tetikleyici etkilerinin değerlendirilmesine yönelik klinik bir çalışma başlatmak üzere Lozan Üniversite Hastanesi (CHUV) Radyodiyagnostik ve Girişimsel Radyoloji Departmanı ve Lozan Deneysel Tedavileri Merkezi (CET) ile yapmış olduğu işbirliğini duyurdu.

Hepatosellüler kanser: Dünya genelinde kanserle ilişkili ölümlerin başlıca ikinci nedeni.

Her yıl dünya genelinde yaklaşık 800.000 yeni HCC vakası olmaktadır. HCC, dünya genelinde yılda 700.000’in üzerinde ölüme neden olan ise primer karaciğer kanseri türüdür ve Batı ülkelerinde en yüksek insidans oranlarından birine sahiptir. HCC, primer karaciğer kanserinin en yaygın şeklidir ve genellikle farklı orijinleri bulunan altta yatan karaciğer hastalığı (hepatit B ya da C, alkole bağlı siroz, alkole bağlı olmayan steatohepatit) sonucunda meydana gelir.

cTACE, anti-tümör immün sisteminin olası aktivatörü

cTACE, orta evre HCC hastaları için referans tedavi olup, destekleyici palyatif tedavi ile karşılaştırıldığında hastanın hayatta kalmasını önemli ölçüde iyileştirdiği kanıtlanmıştır. Bununla birlikte ve yeni tıbbi uygulamaların getirdiği ilerlemeye rağmen, yetersiz prognoza sahip bu patoloji ile savaşmak için yeni tedavilerin geliştirilmesine acilen ihtiyaç duyulmaktadır.

 

Son dönemdeki yenilikler arasında özellikle tümörle savaşan immün yanıtların uyarılması veya geri kazanılmasını hedefleyen immünoterapi yer almaktadır. Bu, çok fazla ilgi çeken bir yaklaşım olup, HCC tedavisine yönelik pek çok klinik çalışmanın konusu olmaktadır. Pek çok tümör türünün modern kanser tedavisi, aditif ve sinerjik terapötik etki sağlamak amacıyla sırayla veya eşzamanlı olarak kullanılan çeşitli tedavilerin kombinasyonundan meydana gelmektedir. cTACE gibi lokal tedavilerin sistemik immünoterapi ile birleştirilmesi toleransın arttırılmasını ve tedavilerin bireysel etkilerini iyileştirmeyi vaat etmektedir.

Çalışmanın hedefleri ve kapsam

Bu bağlamda, cTACE gibi lokal tedaviler hastaların karaciğer tümörleri ile savaşan sistemik ve/veya lokal bağışıklık sistemin harekete geçirilmesi ve/veya geri kazanılmasında önemli rol oynayabilmektedir. Başlangıçta elde edilen sonuçlar, bu tekniğin sistemik immünoterapi "yolunu açması" açısından potansiyelini doğrulamaktadır. cTACE’nin bir immün yanıtı indükleme ve/veya yeniden harekete geçirmedeki rolünü doğru şekilde tanımlamak ve bu tedavi ile imminoterapi arasındaki sinerjiyi belirlemek üzere ek verilere ihtiyaç duyulmaktadır.

Ortaklar, farklı gen familyalarının ekspresyonundaki ve anti-tümör immün yanıtına dahil olan proteinlerdeki varyasyonları ölçerek, 20 HCC hastasında cTACE prosedürü ile indüklenen immünmodülatör ve etkinleştirici mekanizmaları açıklamak üzere birlikte çalışacaktır.

CHUV tesislerinde gerçekleştirilecek olan çalışma, CHUV Radyodiyagnostik ve Girişimsel Radyoloji Departmanının ana araştırmacısı ve üyesi olan Dr. Rafael Duran ve Lozan CHUV Onkoloji Departmanı içerisinde bulunan CTE’nin ortak araştırmacısı ve Direktörü olan Prof. Lana Kandalaft tarafından koordine edilecektir.

CHUV Girişimsel Radyoloji Ünitesinin Başkanı Prof. Alban Denys “Hepatosellüler kanser dünya genelinde kanserle ilişkili ölümlerin başlıca ikinci nedenidir. Bağışıklık sisteminin anti-tümör kapasitesini kullanan yenilikçi immünoterapi yaklaşımı umut vaat eden sonuçlar vermiştir ve giderek artan hasta sayısı için yeni tedavi perspektifleri açmaktadır” dedi.

CHUV Radyodiyagnostik ve Girişimsel Radyoloji Departmanından Dr. Rafael Duran. “cTACE’nin anti-tümör etkileri hakkındaki anlayışımızı ve bunun karakterizasyonunu geliştirmemiz ve bunun aynı zamanda “immune deserts” olarak adlandırılan zayıf immünojenik tümörleri, immünojenik tümörlere dönüştürme becerisini incelememiz önemlidir. Tümör mikro ortamını yeniden programlayarak, cTACE’yi immünoterapi ile birleştirebiliriz” diye ekledi.

1 Liao J, Xiao J, Zhou Y, Liu Z and Wang C. effect of transcatheter arterial chemoembolization on cellular immune function and regulatory T cells in patients with hepatocellular carcinoma. Molecular Medicine Reports. 2015; 12: 6065-6071

 

 

Guerbet, Medikal ve Ruhsatlandırma Genel Müdür Yardımcısı Dr. Pierre Desché "Bu yeni çalışmanın başlatıldığını duyurmaktan ötürü sevinçliyiz, çalışmanın sonuçları cTACE’nin hastaların anti-tümör bağışıklık sistemlerinin bir aktivatörü olarak rolünün açıklanmasında sağlam bir temel oluşturacak ve HCC yönetiminin geleceğini temsil eden yeni kombinasyon terapötik yaklaşımlarının yolunu açacaktır" diye ifade etti.

 

CHUV, Deneysel Terapötikler Merkezi (CTE) Direktörü Prof. Lana Kandalaft "Dünyadaki en donanımlı teknolojik platformlardan birini CTE’nin bilim insanları ve doktorlarının bilgisi ile birleştirerek, cTACE sonrası moleküler ve hücresel seviyede dahil olan bağışıklık mekanizmalarını tanımlamak için benzersiz bir fırsat yaratacağız” dedi.

Bültenin tamamı için tıklayınız.